İlhan Mimaroğlu kim? Neden Önemli?

Osmanlı ve Erken Cumhuriyet Dönemi'nin önemli mimarlarından Mimar Kemaleddin’in oğlu olan İlhan Mimaroğlu, Türkiye’den yola çıkıp dünya müziği üzerinde en çok etkisi olan isimlerden. Galatasaray Lisesi mezunu bir hukukçu, ama babasından kalan plaklar hayatını değiştirdi. Erken yaşta caza ve çağdaş müziğe ilgi duydu ve 1959 yılında hayat arkadaşı Güngör Mimaroğlu ile Amerika’ya yerleşti. Besteleriyle elektronik müziğin öncü bestecileri arasında yer aldı ve Atlantic Records’ta Charles Mingus’un da yer aldığı pek çok ünlü müzisyenin yapımcısı oldu. Federico Fellini, Frank Zappa ve John Lennon gibi isimler müziğinden etkilendi, hatta Fellini onun bir bestesini Satyricon filminde kullandı. Türkiye ile bağlarını hiçbir zaman koparmayan Mimaroğlu, 2012'de hayata veda etti.

Güngör Mimaroğlu’nun hikayesi nedir?

İlhan Mimaroğlu’nun hayat arkadaşı, 1970’li yıllarda Yoko Ono gibi isimlerle New York sokaklarında eylemlere katılmış bir aktivist olan Güngör Mimaroğlu, politik kimliği ile İlhan Mimaroğlu’nun müziğini etkiledi, New York’taki evlerini Türkiye’den gelen sanatçı ve siyasetçiler için bir buluşma yeri haline getirerek pek çok isme ilham verdi. İlhan Mimaroğlu'nun ölümünün ardından tam 50 yıl sonra İstanbul’a döndü. Halen anlatacak çok hikayesi var.

Belgeselin adı niçin "Mimaroğlu"?

Bu belgesel, sadece besteci İlhan Mimaroğlu’nun hikayesi değil. İlhan ve Güngör Mimaroğlu'nun romantik, yaratıcı, radikal hayat arkadaşlığının, avangart müzik ve politikanın birbirini etkilemesinin hikayesi.

"Mimaroğlu" bir müzik belgeseli mi, biyografi mi?

İkisi de değil. "Mimaroğlu", İlhan Mimaroğlu’nun müziğine, İlhan ve Güngör Mimaroğlu'nun hiç yazılmamış biyografilerine de yer verecek, ama bunlardan fazlasını vadediyor. Müzik dışında fotoğraf, sokak sanatı ve sinemayla da ilgilenmiş çok yönlü bir sanatçı olan İlhan Mimaroğlu'nun yapıtlarını kolaj tarzıyla ele almayı amaçlıyor ve bu açıdan kurmaca ve deneysel sinemanın tekniklerinden yararlanıyor. Belgesel, çılgın bir 1960’lar portresi ortaya koyarken Türkiye’ye dönen Güngör Mimaroğlu’nun gençken ayrıldığı Moda’daki yeni hayatını da derinlikli bir şekilde ele almayı hedefliyor.

"Mimaroğlu" belgesel türünün sınırlarını nasıl zorluyor?

Bir deneyim gibi tasarlanan belgesel pek çok farklı bölümden oluşacak ve 8mm, HD, iPhone gibi farklı formatlarda çekilirken, eski film ve video arşivlerine de yer verecek. Bu eklektik yapı İlhan Mimaroğlu’nun farklı kaynaklardan alınan konuşma ve seslere yer veren avangart kolaj tekniğine de yakın. Film New York’ta çekilecek 1960’lar tarzı 8mm kolajlarının yanı sıra animasyonlara, müzik videolarına ve İlhan Mimaroğlu’nun hiçbir yerde gösterilmemiş kendi çekimlerine de yer verecek.